Sosyal Medya Akıl Sağlığını Nasıl Etkiliyor?

1971 yılında ilk email gönderildi. Yaklaşık 40 yıl sonra ise sosyal medya, tüm dünyayı kasırga gibi ele geçirdi. Günümüzde, Facebook ve Twitter gibi sosyal ağ siteleri, tüm dünyada 4 kişiden 1’i tarafından kullanılmaktadır. Bu tarz aktiviteler zararsız görünebilir ama bazı araştırmacılar sosyal medyanın akıl sağlığını ve mutluluğu etkileyebildiğini iddia ediyor.

Michigan Üniversitesi’nde sosyal psikiyatrist olan Ethan Cross, Facebook’un bizi daha çaresiz hissettirdiğini buldu. Görünüşte Facebook, sosyal iletişim için gerekli olan temel insan ihtiyaçlarını karşılayan bir kaynak sağlar. Fakat mutluluğu arttırmak yerine tam tersi sonuçlara yol açtığı gözlemlendi. Bu tür iddialar abartılı mıdır? Öyle değilse sosyal medya kullanımımızı azaltmalı mıyız?

Sosyal Medya Nedir?

Sosyal medya; tüm dünyadaki insanların etkileşime geçmesine olanak veren bir dizi internet sitesi olarak tanımlanır. Bu yolla; tartışma, fotoğraf, video ve ses kaydı paylaşımları yapılabilir. En son istatistikler; yetişkinlerin yaklaşık % 42’sinin birden fazla sosyal ağ sitesini kullandığını gösteriyor. Yaşlı kullanıcıların sayısının artıyor olmasına rağmen, 30 yaşın altındaki sosyal medya kullanıcıları çoğunluktadır. Ortalama olarak, cep telefonları aracılığıyla sosyal medya sitelerine erişebilen çoğu Amerikan, her ay 7,6 saati sosyal medya kullanarak geçirir. Fakat bizi sosyal medyaya çeken nedir?

1980’li yılların sonlarında, ilk ticari telefon çevirmeli internet servis sağlayıcısı (ISP) Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılandırıldı. İnternet teknolojisi son 25 yılda çarpıcı şekilde ilerledi. Öyle ki şu an telefon çevirme işlemi çoğumuz için eski modadır.

Tabi ki internete bağlanmanın çekici yanlarından biri de, çevremizdeki dünyayla daha iyi bir şekilde etkileşime geçme olanağıdır. Örneğin internet, uzun zaman alan postayla mektup gönderme işlemine alternatif olan email göndermemizi sağlar. Sosyal medya da bu öncül üzerine oluşturuldu.

Facebook’un misyon bildirisine göre; Facebook’un misyonu insanlara, paylaşma ve dünyayı daha açık ve bağlı yapma gücünü vermektir. İnsanlar Facebook’u aile ve arkadaşlarıyla bağlantıda kalmak, dünyada neler olduğunu keşfetmek ve düşüncelerini ifade edip, paylaşmak için kullanırlar. Bu da tüm sosyal ağ sitelerinin amaçlarını özetler. Tüm dünyadaki insan popülasyonu da sosyal medya dünyasına yenik düşmüştür.

Sosyal Medya Bağımlılığı

En son istatistikler; kullanıcıların % 40’ının bir günde sosyal medyayı birden fazla ziyaret ederken, Amerikan Facebook kullanıcılarının % 63’ü de siteye günlük olarak girer.

Hepimizin sosyal medya kullanmak için kendimize göre sebeplerimiz vardır. Bazıları diğer kişilerin güncellemelerine ve fotoğraflarına göz atmayı severken, diğerleri siteleri duygularını ifade etmek için kullanırlar. Fakat Benedictine Üniversitesi’nden Dr. Shannon M. Rauch’a göre sosyal medya kullanımının ana sebepleri; dikkat dağıtma ve can sıkıntısını gidermek içindir. Bu nedenle sosyal medya, her girişte kişiye destek verir.

Durum güncelleyenler için destekler; destekleyici yorumlar ve beğeniler şeklinde gelir. Desteklenmiş davranışlar da sürekli olarak tekrar edecektir. Bu nedenle kişi için bu davranışı basitçe sonlandırmak zordur.

Bu davranış, Facebook bağımlılığına yol açabilir. Bu tür davranışlar çok yaygın olduğu için araştırmacılar, Facebook bağımlılığını ölçmek için psikolojik bir ölçek geliştirdiler (BFAS). Norveç’te Bergen Üniversitesi’nde, Dr. Cecile Andraessen ve meslektaşları Facebook bağımlılığını ölçmek için 6 kriter geliştirdiler. Bu ölçek, “Facebook’u kullanmayı ve nasıl kullanacağını planlamayı düşünürken çok zaman harcarsın” ve “Facebook’u kişisel sorunlarını unutmak için kullanırsın” gibi ifadeler içerir. Facebook bağımlılığını tanımlayan altı kriterden dördünü, “sık” ve “çok sık” olarak skorladılar.

Bunun sonucunda araştırmacılar; daha fazla kaygı bozukluğu olan ve sosyal açıdan güvensiz kişilerin, daha fazla sosyal ağ sitesi kullandığını gözlemlediler. Almanya’da Freie Üniversitesi’nde çalışan bir araştırma grubu, Facebook’ta kendileri hakkında pozitif bildirim alan kişilerin beyninde, nucleus accumbens bölgesinde daha güçlü aktivite saptadı. Bu güçlenen aktivite, daha fazla Facebook kullanımıyla bağlantılıdır.

Çalışmalarda elde edilen bulgulara göre; Facebook’a bağımlı olan çoğu kullanıcı siteyi; dikkat çekme ve özgüvenlerini arttırmak için bir yol olarak kullanıyor. Fakat bu davranışın, akıl sağlığı ve mutluluk üzerine negatif etkileri olabilir mi?

Sosyal Medya Kullanımının Negatif Etkileri

2012 yılında, Birleşik Krallık’ta sosyal medya kullanımı ve kullanımın duygulara etkisi üzerine bir araştırma yapıldı. Ankete göre katılımcıların %53’ü sosyal medya sitelerinin davranışlarını değiştirdiğini iddia ederken, katılımcıların %51’i bu değişimin negatif yönde olduğunu belirtti.

Hayatlarının sosyal medya kullanımıyla daha fazla kötüleştiğini söyleyenler; başarılarını arkadaşlarıyla karşılaştırdıklarında daha az özgüvenli hissediyorlardı. Böylelikle anket, katılımcıların üçte ikisinin, siteleri kullandıktan sonra rahatlama ve uyumada zorluk yaşadıklarını rapor etti. Katılımcıların %55’i ise, sosyal medya sitelerine giremediklerinde endişeli ve rahatsız hissediyorlardı.

D. Rauch ve meslektaşları tarafından yapılan daha güncel bir araştırmaya göre; sosyal medya üzerindeki etkileşimin, özellikle yüksek seviyede kaygı bozukluğu olan kişiler için yüz yüze karşılaşmaları daha zor hale getirebilir.

Sosyal medya kullanımı ile ilgili diğer bir endişe siber zorbalıktır. Araştırmalara göre sosyal medya kullanan ergenlerin %95’i sosyal ağ sitelerinde siber zorbalığın çeşitli şekillerine şahit oluyorlardı ve %33’ü de siber zorbalık kurbanlarıydı. Bu durumda yapılacak en iyi şey, ebeveynlerin çocukların sosyal medya kullandığı süreyi sınırlamaları olacaktır.

Facebook Akıl Sağlığı ve Mutluluğu Arttırmak İçin Kullanılabilir mi?

Çoğu çalışmanın, sosyal medya kullanımının akıl sağlığı üzerine negatif etkilerine işaret etmesine rağmen, bazı araştırmacılar daha zıt bir etkisi olabileceğini söylüyorlar. Sosyal ağ siteleri, akıl sağlığı sorunları olan kişileri tespit edebilmek için faydalı bir araç olabilir.

Daha az fotoğraf paylaşan kişilerin genelde daha az iletişim kurduğu ve daha az Facebook arkadaşı olan kişilerin sosyal anhedonia’ya (arkadaşlarla sohbet gibi normalde zevkli olan aktivitelerden keyif alamama durumu) yakalanma ihtimali daha fazladır.

Kaliforniya Üniversitesi’nde yapılan başka bir çalışmaya göre de, sosyal medya kullanımı mutluluğu yayabilir. Buna göre, mutlu durum güncellemeleri, diğer kullanıcıları da kendileri hakkında mutlu paylaşımlar yapmaya teşvik eder. Aslında araştırmacılar, mutluluğun yayılımın çok güçlü olduğuna ve salgın gibi mutluluğun yayılabileceğine inanıyorlar. Elde edilen sonuçlara göre sosyal medyanın, ruh sağlığı ve mutluluk üzerine iki yönlü bir etkisi vardır.

Kaynakça: https://www.bilgiustam.com/sosyal-medya-akil-sagligini-nasil-etkiler/
Yazar: Ayça Olcay
Yayın tarihi: 02.02.2020
Daha fazlası için, kaynak siteyi ziyaret edebilirsiniz.

4 thoughts on “Sosyal Medya Akıl Sağlığını Nasıl Etkiliyor?

  1. I and also my guys happened to be going through the excellent helpful tips from the website then at once I had a terrible suspicion I never thanked the web site owner for those strategies. Those guys became for that reason very interested to study all of them and have in effect very much been enjoying those things. We appreciate you truly being so kind and for utilizing some marvelous resources millions of individuals are really needing to be informed on. My very own honest regret for not expressing gratitude to you earlier.

  2. I would like to get across my affection for your kind-heartedness giving support to women who really want assistance with that question. Your special dedication to passing the message all-around has been quite effective and have continuously allowed guys and women like me to attain their dreams. Your personal interesting tutorial denotes a whole lot to me and far more to my office workers. With thanks; from each one of us.

  3. I have to express my thanks to the writer for rescuing me from this particular trouble. As a result of searching through the internet and meeting tricks which are not productive, I believed my entire life was done. Being alive without the presence of answers to the problems you’ve solved by way of this short article is a serious case, and the ones that could have badly affected my career if I hadn’t come across your web blog. Your good understanding and kindness in handling a lot of things was useful. I am not sure what I would have done if I hadn’t encountered such a thing like this. I am able to at this point look forward to my future. Thanks for your time so much for the professional and results-oriented guide. I will not think twice to endorse your site to anyone who ought to have counselling about this topic.

  4. I precisely needed to appreciate you once more. I am not sure what I would have achieved without the actual concepts contributed by you on such a field. It was before a very fearsome crisis for me personally, but discovering the very specialised technique you dealt with it took me to leap with gladness. Extremely happy for the support and pray you know what a great job you were providing training most people by way of your blog. I’m certain you have never encountered all of us.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir